Seminerler

Anasayfa » Seminerler
Yazının Önünde Okur Olmak  | Dr. Atiye Gülfer Gündoğdu
Okur, dinleyici olmaktan uzaklaşarak bir okur olarak belirişini temelde yazı önünde olmaklığı itibarıyla kazanır. Sözlü kültürün hikâye anlatıcısının yahut kendisine kitap okuyan kişinin sesinden uzaklaşan okur, Kafka’nın ünlü hikayesinin adınıdeğiştirerek söyleyecek olursak artık “yazının önünde”dir. Yazının önünde olmak, okurun ancak kendisinin şimdisinde, kendisi için açılacak olan bir kapının (kitap kapağının)...
Disiplinlerarası Perspektiften Tarihsellik Sorunu | Prof. Dr. Burhanettin Tatar
Bu seminer çerçevesinde bütüne dair konuşma (metafizik) geleneğinin bir başka formu olarak tarih hakkında bütüncül (sinoptik ve panoptik) konuşmanın, bizi tarihle değil, tarih anlatısıyla, Vattimo’nun deyişiyle, ‘sözlük anlamıyla mitos’ ile yüzleşmesi hususu tartışılacaktır. Bu yüzden tarihin ontolojik tecrübesi olarak tarihsellik, bütün hakkında ‘ne’ değil, ‘nasıl’ sorusu eşliğinde ancak kırılgan yani...
Bir Din Dili Olarak Mitoloji  | Prof. Dr. Cengiz Batuk
Bu seminer çerçevesinde öncelikle farklı açılardan değişik yönleriyle ele alınan mitin öncelikle dini bir metin olması ve dinlerin kendi paradigmalarını ortaya koyarken mitolojik bir dil kullanıp kullanmadıkları sorunu tartışılacaktır. Mit/mitos daha çok kurgusal olanın gerçek olmayanın bir anlatısı olarak kabul edilirken dinlerin, felsefenin ya da bilimin ortaya koyduğu bilgi ise...
Türkiye’de Din ve Siyaset  | Dr. Mehmet Talha Paşaoğlu
Bu seminer çerçevesinde öncelikle Türkiye’de toplumsal yapının dinî, kültürel ve siyasi karakteristiği analiz edilecektir. Türk İslam ve Osmanlı Tarihinden miras alınan temel kurumların din-siyaset ilişkisi açısından tarihsellikleri tartışılacaktır. Cumhuriyet döneminde din-devlet-siyaset üçgeninin sınırlarını belirleyen toplumsal yapıyı ya da yapıları çözümleme girişimleri, makro anlatıların titiz bir okuması ile mikro alternatiflerin göz...
Ufukların Kaynaşması Olarak Şiir ve Poetika | Dr. Servet Gündoğdu
Bu seminer çerçevesinde öncelikle şiirin epistemolojik düzlemde düşünceyle mi yazıldığı yoksa şiirin mi düşünceyi açığa çıkardığı veya dönüştürdüğü sorunu tartışılacaktır. Bilhassa yirminci asrın başında Batı düşünce tarihinde Heidegger ve Valery’nin ilgilendiği bu sorunla modern Türk şiirinin kurucu iki ismi Ahmet Haşim ve Yahya Kemal farklı açılardan cevap aramaya çalışır. Edebiyatın...
Klasik Sosyal Teori | Vefa Can Kaya
Bu seminerde 19. yüzyılda Batı Avrupa’da ortaya çıkan sosyoloji disiplininin kuruluş öyküsü, klasiklerin (Marx, Durkheim, Weber) metinleri bağlamında ele alınacaktır. Sosyal bilimler, Sanayi Devrimi ve Fransız İhtilâli’nin etkilerinin güçlü şekilde hissedildiği, ideolojilerin ortaya çıktığı Aydınlanma sonrası uzun 19.yüzyılda doğmuştur. Modernitenin bilimi olan sosyoloji disiplini ise modern topluma ilişkin sistematik bilgi...
Siyaset Biliminde Temel Kavramlar  | Dr. İbrahim Yılmaz
Siyaset, günlük hayat içerisinde hemen hemen herkesin ilgi duyduğu bir alan olmakla beraber aynı zamanda sosyal bilimler içerisinde akademik olarak analiz edilen önemli konu başlıklarından biridir. Bu atölye, siyaset bilimine ilgi duyan herkese açık olup, atölyenin amacı siyaset bilimin temel kavramları hakkında genel bilgi sunmaktır. Bu bağlamda, meşruiyet, ideoloji, siyasi...
İslam Sanatları Estetiği | Dr. Mustafa Uğur Karadeniz
İslam estetiğinde “güzellik”, icat edilebilecek, edilgen bir unsur değil; hali hazırda, mevcut olan, sanatkârı tarafından keşfedilmeyi, sezilmeyi bekleyen öznenin dışında ondan bağımsız bir kavramdır. Modern dönemde “akılla kavranabilen güzellik duygusu” kaybedildiği için sanata aşırı bir değer yüklenmiştir.“İslam Sanatları Estetiği” seminerlerinde, klasik İslam düşüncesi ve sanatının bölünmez bir bütünlükte olduğu fikrinden...
Beden Sosyolojisi  | Büşra Nur Topal
Descartes tarafından gelen felsefî bir müdahale sonucu ortaya çıkan zihin-beden düalizmine göre bedeni de kapsayan uzamlı şey (res exstensa) düşünen şey’in (res cogitans) anlamsal tahakkümü altındadır. Başka bir ifadeyle, Kartezyen düalizm zihne, bedeni anlamlandırma ve yönlendirme görevi vermektedir ve beden, cogito’nun bir emir eri olarak telakki edilmiştir. Ancak 20. yüzyılda...